RSS

Category Archives: İlginç Fikirler

15 Adımda Daha Zeki Düşünün

Zeki düşünmenin 15 yolu…

Kaç defa beyninizin durduğunu, çalışmadığını hissettiniz? Patrona birşey sunmanız veya yazı yazmanız gerektiğinde genellikle neden bu durum ortaya çıkıyor?James Thorton’a göre bunun nedeni yaşlandıkça hafıza gerilemesi değil. Sadece bilişsel zekamızı geliştirme ihtiyacından doğan bir uyarı..

Bu yüzden düşünmeye biraz ara verip daha iyi düşünmek ve yaratıcı zekanızı geliştirmek için yapmanız gereken 15 tavsiye sunuyor..

 

Zekanızı parlatan öneriler

1. Doğru zamanlama yapın. Çoğu yetişkin insan sabahları, çoğu geç insan ise öğleden sonra daha net düşünür. En iyi düşünme zamanınızı belirleyin ve en zor beyin çalışmalarınız için o zamanı rezerve edin.

2. İyi bir eğitim alın fakat abartmayın. Psikolog Dean Keith Simonton, okula gitmenin yaratıcılık üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğunu söyler. Ardından artan bir şekilde, mezuniyete odaklanma yaratıcılığı düşürür. “Etkili yazmada psikiyatrist olarak büyük bir yazar olmazsınız.”

3. Konfiçyüsü dinleyin. Bir numara “hafıza yardımı” hafıza araştırmacılarının kendileri tarafından kullanılır: Not edin. Bir Çin atasözü “en zayıf mürekkep en güçlü hafızadan daha kalıcıdır”.

4. Araştırmalar bir fincan kahvede bulunan kafein miktarının konsantre olmanıza yardımcı olacağını gösteriyor. Fakat kaygıya meyilli iseniz; bu bir işe yaramayabilir..

5. Var olanlar için yeni hafızaları sağlama bağlayın. Michigan Üniversitesi Bilişsel Araştırmacı Denise Park, “Varolan hafızanızın yeni bilgilere uyum sağlayan bir darağacı olarak düşünün. Yeni bilgileri ayrılan alanın dışında bırakmayın. Özel olarak, hafıza kaybı için ilaç var mıdır diye sordunuz. Hafıza kaybı için herhangi bir reçeteli ilaç olup olmadığını bilmiyorum” diyor.

6. Uygulama yapın. Yeni becerileri öğrenme ve sürekli uygulama yapma beynin internal organizasyonunu değiştirmek için ortaya çıkar. Bir çalışma, periodik eğitim dönemlerinin 70 yaşlarında olan gönüllülerin, 7 yaşlarındayken sahip olduklarından daha iyi bilişsel ve hafıza becerilerine yardımcı olduğunu gösteriyor. “uygulama gerçekten işe yarar” der National Institute on Aging’te emeritus psikolog Len Giambra.

7. Fikirlerinize bir şans verin. Çoğumuz gerçekleri çabucak değerlendirme ve çabucak “gitme veya gitmeme” kararı vermede kabiliyetlerimiz için ödüllendiriliriz. Yaratıcılık daha fazla acele etme ve heyecan ister.

8. Entelektüel bir iş ve zeki bir eş seçin. Polonya’dan merak uyandırıcı çalışmalar, kariyerleri entelektüel bir egzersiz isteyen kişilerin yaşamlarında yüksek bilişsel seviyeye sahip olduklarını sunuyor. Ve zeki biri ile evlenme başarınızın devamını sağlar.

9. Yaratıcılık, genellikle bir alandan diğer bir alana adapte olma çözümleri için beceriyi özetler.

10. Leonardo’dan öğrenin. Yazar Michael Gelb, yeni kitabında Leonardo Da Vinci gibi nasıl düşünülür, en büyük Rönesans adamında işe yarayan bazı beyin geliştirme stratejilerini sunuyor. Ormanı öğrenme ve ters elinizle resim çizme gibi konuları da içeriyor.
11. Dikkatinizi verin. Sadece toplantıdan birkaç saniye sonra bir kişinin adını unuttuğunuz oluyor mu? Problem hafıza değil, konsantrasyondur. Yaşlanırken, bilinçli olarak hafıza bankamıza kendi kendimize bilgi koymamız gerektiğini hatırlamalıyız.

12. Mozart dinleyin. Wolfgang’ın müziğine maruz kalan bir beyin daha kompleks bağlantılar geliştiriyor. Bu da daha fazla bilgi için daha hızlı, entegre olmuş erişime izin veriyor.

13. Zekânızı geliştirmek için vücut egzersizi yapın. Uzmanlar, aerobik antrenmanın okul performansından sinir iletim hızına kadar her şeyi geliştirdiğine inanıyorlar. Egzersiz gerçekten yapılmasını mantıklı kılan birçok yarara sahip.

14. Yeni şeyler deneyin. Yaşamının sonuna yakın, empresyonist ressam Henri Matisse, fırçaları harika kâğıt kesikleri serileri yaratmak için kullandığı makas ile değiştirerek sanatını tekrardan canlandırdı. Yaratıcı Davranışlar Dergisi editörü Psikolog Dean Keith Simonton, bu gibi deneyimlerin yaratıcılığın başarılı niteliği olarak ortaya çıktığını ifade ediyor. Yaratıcı ve yaratıcı olmayan kişilerin karşılaştırıldığı bir çalışmada temel farkın birinin yeni şeyler öğrenme konusunda daha açık olduğunu diğerinin ise olmadığını gösterdi.

15. Dikkat dağılma olayını sonlandırın. Alakasız uyarıcılar tarafından bombardıma tutulursanız, odaklanmanız çok zor olur. Kesinlikle bir şeyi yapmalıysanız ( örneğin bir raporu tamamlama) telefonun fişini çekebileceğiniz ve konsantre olabileceğiniz bir otel odası kiralamayı deneyin.

Tutkularınızın peşinden gitmeyi sakın unutmayın! Son günlerde bir Hollandalı psikolog satranç ustalarını santranç büyük ustalarından neyin ayırdığını bulmaya çalışıyor. Her gruba test uyguladı- IQ, hafıza, boyutsal akıl yürütme-. Onlar arasında test farklılığı bulamadı. Tek farklılık büyük ustaların satrançı daha çok sevmeleriydi. Ona karşı daha tutkulu ve daha çok bağlıydılar. Tutku, yaratıcılığın anahtarı olabilir.

 
Leave a comment

Posted by Eylül 22, 2008 in İlginç Fikirler

 

Etiketler: , , , , , , , ,

Ölüm anı’nı anlamak için büyük araştırma

İngiliz ve ABD’li doktorlar, “ölümün eşiği”ne gelinen andaki deneyimleri anlamak için, kalp krizi geçiren hastalar üzerinde büyük bir araştırma başlatıyor. İki ülkenin 25 hastanesindeki doktorlar, kalp veya beyin faaliyetleri geçici olarak durmuş insanların “beden dışı” deneyimler geçirip geçirmediğini anlamak için 1500 kişi üzerinde çalışacak. Southampton Üniversitesi’nin koordine ettiği araştırmanın 3 yıl sürmesi bekleniyor.

AmerİkalI ve İngiliz bilim adamları, “ölüm anı”nda ne olduğunu merak eden bir grup tıp öğrencisinin maceralarının anlatıldığı 1990 yapımı “Çizgi Ötesi” (Flatliners) filmindeki gibi bir araştırmaya hazırlanıyorlar.

Bu tür deneyimler yaşadıklarını söyleyen bazı insanlar, o anda bir “tünel” veya “parlak bir ışık” gördüklerini, bazıları da hastanede başlarında bekleyen “tıp personelini kuşbakışı gördüklerini” anlatıyor.

Araştırmanın başkanlığını yürüten Dr. Sam Parnia, “Beyin durduktan sonra bilincin devam ettiğini gösterebilirseniz, bu bizi bilincin ayrı bir varlık olduğu olasılığına götürür. Bunun olduğu birçok vaka bulabileceğimizi zannetmiyoruz, ancak açık fikirli olmak durumundayız. Bu, şimdi bilimsel araştırmaya konu olacak bir gizem” dedi.

Yoğun bakım doktoru olan ve ölümün eşiğindeki deneyimlerin yeterince araştırılmadığını düşünen Dr. Parnia, “Yaygın inanışın aksine ölüm belli bir an değildir. Aksine, kalp atışları durduğunda, akciğerler çalışmamaya başladığında ve beyin fonksiyonları bittiğinde başlayan bir süreç, ’kardiak arrest’ diye tabir edilen bir tıbbi durumdur” dedi.

Parnia, “Kardiak arrest esnasında ölümün 3 kriterinin tümü vardır. Bunu, kalbin yeniden çalıştırılması ve ölüm sürecinin tersine çevrilmesi çabalarının başarıyla sonuçlanabildiği, birkaç saniyeden bir saate kadar sürebilen bir dönem takip eder. İnsanların bu kardiak arrest döneminde geçirdikleri deneyimler, ölüm sürecinde hepimizin geçirmesi muhtemel deneyimi anlamada eşsiz bir pencere açmaktadır” diye anlattı.

 
Leave a comment

Posted by Eylül 22, 2008 in İlginç Fikirler

 

Etiketler: , , , , , , , ,

3000 yılında DÜNYA..

Şu insanoğlu bir garip; daha 2000´i yeni yeni yaşarken, 3000´in hesaplarını yapıyor.

Tahminlerin temel kavramı bilgisayarlar ve internet üzerine; bu ikisinin insanlığı yok edeceğini düşünenler var, tehlikenin çok büyük olduğu belirtilirken, biran önce uyanmamız isteniyor.

İşte size bazı öngörüler; kahin Ahmed Watts öngörüyor;

“Bir grup Y3K fanatiği, kendilerini dondurarak, 3000 yılında uyanacaklar. Onları gelecekteki güçler koşulluyor ve 3000 yılı kutlanırken, gezegeni fethetmek için darbe yapacaklar. ”

* Nüfusun bu kadar hızlı artması sonucunda, toprak çok değerli ve nadir bulunur bir madde haline gelecek. Uzay teknolojisi sonucunda Ay´a yerleşilecek.

* İnsanlar çok daha zeki olacaklar, genetik mühendisliğinin gelişimi ve teknolojinin avantajları sonucunda çok zeki bir dünya oluşacak.

* Hiçbir kağıt ürün kalmayacak, yerini makineler ve plastik alacak.

* E-mail benzeri teknolojiler sayesinde haberleşme, eğitim ve eğlence sağlanacak.

* İnsanların boyu çok uzayacak ve evrim insan ırkının dışına çıkacak.

* Farklı ırklar kalmayacak, tüm ırklar karışacak ve etnik düşünceler unutulacak.

* Klonlar kullanılacak ama 3000 yılında bile ancak tıbbi amaçlarla klonlamaya izin verilecek.” ..

Ve Kay Herod diyor ki:

“3000 yılı olmayacak. Daha önce makineler zamanı durdurmanın yolunu bulacaklar yani artık zaman olmayacak. Aslında bu başladı bile..

 
Leave a comment

Posted by Eylül 21, 2008 in İlginç Fikirler

 

Etiketler: , , , ,

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.