Vasiyet

Vasiyet
Küçüklüğümden beri hep kadınları anlamaya çalışmıştım. Bu yüzden gençliğimde porno dergiler yerine cosmopolitan, elle gibi kadın dergilerine göz attım hep. Yanlış anlamayın eşcinsel falan değilim. Böyle bir eğilimim de yok. Ama kadının fiziğinden önce ruhunu tanımanın gerekliliğine inandım. Ve kendimi bu yönde yetiştirdim. Kadın dergileri hep anlayışlı, şefkat dolu, seviştikten sonra kadınına sarılıp uyuyan bir erkeğin hayalini kuran kadınların çığlıklarıyla doluydu. Ben de zaten duygusal bir insanım böyle biri olmam hiç zor değil diyerek bütün kadınlarıma karşı anlayışlı ve şefkatli biri olmaya çalıştım. Ama sonuç ne oldu koca bir HİÇ!

Yaşam bana kadınların kendilerinin bile ne istediklerini bilmediklerini gösterdi. Bangır bangır sevgi şefkat aradıklarını haykıran kadınların, istedikleri gibi yollarına gül döken değil ; uğurlarına kan döken, hatta bu kanın çoğu, kadınların kendi kanları olan adamları sevdiklerini ve o adamların adeta köleleri olduklarını gördüm. Bu gördüğüm manzara ister istemez etkiledi beni ve artık maalesef değişiyorum.

Elimde değil. Bu değişimi istemiyorum. Ama olmuyor. Gül gibi narin ve güzel insanların onları parçalamak için can atan hayvanların ellerine kendi istekleriyle teslim olmasına dayanamıyorum. Bu ülkede hep hayvanlık, piskopatlık kazanıyor sevgi ve hoşgörü değil. Bu yüzden ben de bir hayvan olmaya başladım ister istemez. Ve en sonunda hayatımda ilk defa bir kıza tokat attım. Kuzenimdi. Aşırı sarhoştum ve de hak etmişti üstelik. Çünkü erkek arkadaşını aldatıyordu (ki aldattığı çocuğu da çok severdim). Ama yine de olmamalıydı benim açımdan. Ne olursa olsun bir kadına karşı elim kalkmamalıydı. Çünkü bir şairin dediği gibi kadınlar yalnızca sevilmek için yaratılmış yaratıklardı. Ama yapamadım. Yaşamın beni ezen çarklarına ve şiddet üstüne kurulu kurallarına dayanamadım ve bir kadına tokat attım.

Artık kendime olan saygım da dahil hiçbir şey kalmadı elimde. Şimdiyse ölmek üzere olan o sevgi ve şefkat dolu eski ben’in vasiyetini yazmaktan başka bir şey gelmiyor elimden. Üzgünüm. Hala sevgiye ve şefkate değer veren birileri var mı bu dünyada bilmiyorum ama zaten bir önemi de yok artık. Çünkü yaşamın şiddet yüklü çarkları altında parçalanarak ölüyorum. Bunu fiziksel olarak düşünmeyin. Şakağıma bir silah dayamış falan değilim. Ama artık sevgi dolu o insan da değilim. Sevgi ve şefkat dolu o insan ölüyor. Ruhu şad olsun!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: